Hiç beklemedigin bir anda gelir aşk.Ortamı değiştirir, havayı güzelleştirir, bulunduğun karanlığı aydınlatır, seni büyüler.Onu düşünürsün hem de her anında, aklından çıkmaz, ondan gelecek en ufacık bir haber bile senin işini yarıda bırakman için yeterlidir. Konuşursun,beklersin,hayal kurarsın, olmadığında nefret edersin, bağırırsın, bir şeyler yersin, uyursun..
Sonra bir zaman gelir ondan da olumlu sinyaller alırsın, o adam bilirsin ki farklıdır, diğerlerinden, hatta ilktir, daha önce kimseyle böyle öpüşmemiş,sevişmemişsinizdir ve bu adam için hayal kurarsınız. Gün gelir hayalleriniz gerçekleşir.O da sizi seviyordur ve artık bellidir.Ama bilirsiniz ki gitmek zorundadır, bir süreliğine yurt dışına. Bilseniz bile dibine kadar onu yaşamak istersiniz.Hiç aldırmadan sarılır,eğlenir,öpersiniz. Hatta öyle bir an gelir ki gittiğinde onu özlememek için o uyurken,yemek yerken,kitap okurken onun tüm hücrelerini seyredersiniz.
Gittiğinde sizi hatırlayacağından o kadar emin olursunuz ki ona o kadar,güvenirsiniz.O gider siz saatlerce onu düşünürsünüz,yazarsınız cevap vermez.Çok eğlenirken bile aklınızda hep o vardır ya da insanlar size başkalarından bahsederken.Ama siz herkese,her şeye inat onu anlatırsınız,özlediğinizi.Ama o cevap vermez, unutmuştur belki de.
Gideli daha bir hafta olmasına rağmen siz şimdiden her gün ağlıyorsanız ve o size cevap dahi vermiyorsa, sanırım yapmanız gereken tek şey unutmak.Gerçekten çok zor bile olsa.